Tedviren veya vekil olarak görev yapan amir, disiplin cezası verebilir mi?

Kurum içi talimat ile vekil veya görevlendirme olarak görevlerini yürüten amirler, kınama, uyarma gibi disiplin cezalarını verebilir mi?

SORU: Kurum içi talimat ile Sef V. veya Şube Müdür V. veya Şef G. veya Şube Müdürü G. olarak görevlendirilen memur, kurumdaki diğer bir memur hakkinda kinama, uyarma vs. cezası verebilir mi?

CEVAP: Anayasanın 128. maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.

Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir"

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86. maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.

Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır."

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekildedir

"Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur"

Vekaleten atamalarda asil olarak atanma için gerekli olan şartları taşımak gerekir. Ancak bazı durumlarda kurum içinde söz konusu şartları taşıyan memur bulunmadığında tedviren görevlendirme yoluyla atama yapılabilmektedir. Tedviren görevlendirme konusunda kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır.

Vekaleten atanan idareci asilin sahip olduğu tüm yetkileri kullanabilir.

Danıştay 11. Dairesinin 1995/2828 E. 1995/2794 K. sayılı kararında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

"......vekilin asilin bütün yetkilerini kullanabileceği hususu genel bir hukuk kuralı haline gelmiştir. ......." "......Vekil, vekalet ettiği görevin yetki ve sınırları içinde kalmak şartıyla asılın bütün hak ve yetkisine sahip olduğu vekalet kurumunun niteliği gereğidir...."

Tedviren görevlendirmeler konusunda Devlet Personel Başkanlığının 10.07.2013 tarihi ve 5443 sayılı görüşünde tedviren görevlendirilen personelin disiplin amirleri yetkisini kullanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Sonuç olarak gerek vekaleten gerekse de tedviren görevlendirilen memur, disiplin amirleri yönetmeliğinde asilin sahip olduğu yetkileri kullanabilir.

DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI GÖRÜŞÜ

ÖZET: Tedviren görevlendirilen personelin disiplin amirliği yetkisini kullanıp kullanamayacağı hk. (10/07/2013-5443) ...

Başkanlığı taşra teşkilatında tedviren "vergi dairesi müdür yardımcısı" olarak görevlendirilen bir personelin bu unvana ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği çerçevesinde disiplin amirliği yetkisini kullanıp kullanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86 ncı maddesinde; "Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır. Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir. Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir. Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle vekalet görevi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. Bu itibarla, vekalet görevini düzenleyen mezkur madde kapsamında "vergi dairesi müdür yardımcısı" olarak vekaleten görevlendirilen bir personelin Başkanlığınız Disiplin Amirleri Yönetmeliği çerçevesinde disiplin amirliği yetkisini kullanabileceği mütalaa edilmektedir.

DANIŞTAY 11. DAİRESİ KARARI

11. Daire 1995/2828 E., 1995/2794 K.

"İçtihat Metni"

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

Karşı Taraf : ...

İstemin Özeti : Cami derneğine yapılan emtia teslimlerinin istisna kapsamında yer alması gerektiği iddiasıyla vergi dairesine verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamesi matrah azaltıcı nitelikte görülerek yükümlünün defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen, inceleme raporuna dayanılarak adına 1992/Haziran dönemi için ikmalen kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır. Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 29.9.1994 günlü ve E:1993/672, K:1994/1022 sayılı kararı ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 135. maddesinde vergi incelemesi yetkisi olanların belirlendiği, madde vergi incelemesine yetkisi olan vergi dairesi müdürlerinin bu yetkilerini müdür yardımcılarına devredebilecekleri yönünde bir hüküm getirmediğine göre, vergi inceleme yetkisi olmayan müdür yardımcısı tarafından yapılmış bir incelemeye dayalı vergi salınamayacağı gerekçesiyle cezalı tarhiyat kaldırılmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünce, vergi inceleme raporunun tutanak bölümünün müdür tarafından imzalandığı, vergi inceleme raporunun ise, müdürün sağlık izni aldığı sırada müdüre vekaleten görev yapan müdür yardımcısı tarafından "müdür" sıfatı ile imzalandığı öne sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

..

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, vergi dairesi müdürünün sağlık izni aldığı sırada müdürlük görevini vekaleten yürüten müdür yardımcısının vergi incelene yetkisinin olup olmadığına ilişkin bulunmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3418 sayılı kanunun 31. maddesi ile değişik 135. maddesinde, "vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en büyük mal memuru, kontrol memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.

Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri her hal ve takdirde vergi incelene yetkisini haizdir." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden vergi inceleme raporunun tutanak kısmının vergi dairesi müdürü, şef görevlisi ve vergi memuru tarafından düzenlenerek imza altına alındığı, müdürün 15.2.1993 gününden itibaren dokuz gün sağlık izni aldığı dönemde müdür yardımcısının vergi inceleme raporunu imzaladığı ve bu rapora dayanılarak tarh ve tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnamesinin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.

Müdür yardımcısının, müdürün izinli olduğu dönemde vekil olarak vergi inceleme raporunu imzaladığı hususu tartışmasızdır. Vekil, vekalet ettiği görevin yetki ve sınırları içinde kalmak şartıyla asılın bütün hak ve yetkisine sahip olduğu vekalet kurumunun niteliği gereğidir.

Vergi ve ceza ihbarnamesi düzenleme, uzlaşmaya varma ve dava açıldığında her türlü usul işlemini yapma yetkisi olan vekilin, bunların dayanağını oluşturan ve bunlardan ayrılması mümkün olmayan "vergi inceleme raporunu" imzalama yetkisine sahip olmadığı düşünülemez.

Aksi düşüncenin kabulü, vekaleten yürütülen görevlerin uzun süre devam etmesi durumunda, inceleme raporunun düzenlenmesinde belli sürelerle kayıtlı bulunan idarenin bu süreleri kaçırması dolayısıyla hak kayıplarına uğraması sonucunu doğuracağından, isabetli değildir.

Öte yandan vergi inceleme tutanağı müdür tarafından imzalandığından, müdür vekili tarafından kullanılan yetkinin asıl tarafından da kabul edildiği ortadadır.

Bu açıklamalar karşısında işin esası incelenip cezalı tarhiyat hakkında bir karar verilmesi gerekirken, müdüre vekaleten görev yapan müdür yardımcısının vergi inceleme raporunu imzalama yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatın terkin edilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 29.9.1994 günlü ve E:1993/672, K:1994/1022 sayılı kararının yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına, 25.10.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar