Kamu kurumları memurları eski görevlerine uygun ek göstergeye atamak zorunda mı?

Kurumlar, görevden aldığı personeli, eski görevlerine uygun ek göstergeli bir göreve atamak zorunda mı?

İstanbul Üniversitesi, 1983 yılından itibaren Fakülte Sekreteri olarak görev yapan bir kamu görDanıştay İkinci Dairesi, kamu kurumlarının memurları eski görevlerinin ek göstergesine sahip bir göreve atanma zorunluluğu olmadığına karar verdi. evlisini 3000 ek gösterge olan kadroda görev yapmakta iken, Akciğer Hastalıkları ve Tüberküloz Enstitüsü Yüksekokul Sekreterliği kadrosuna (2200 ek gösterge) atamıştır.

Adı geçen memurun bu konuyla ilgili açmış olduğu davada İdare Mahkemesi Kararında özetle; idarelerin memurları atama konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, ancak bu yetki kullanılırken memurun kazanılmış hak aylık derecesinin korunması gerektiği, 3000 ek göstergeden 2200 ek göstergeye atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Konu İstanbul Üniversitesi tarafından temyize gönderilmiş ve Danıştay İkinci Dairesince verilen kararda; 657 sayılı Kanuna tabi görevlerde iken bulundukları kadrolardan diğer kadrolara naklen atananların kazanılmış hak derecelerinin korunması gerektiği belirtilmiş olmakla birlikte, anılan kamu görevlilerinin eski görevlerinin ek göstergesine sahip bir göreve atama zorunluluğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığından, İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmesi istenmiştir.

İŞTE DANIŞTAY KARARI

T.C

DANIŞTAY

İkinci Daire

Esas No : 2016/11404

Karar No : 2016/3801

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü

Vekili : Av. ....

Karşı Taraf (Davacı) : .....

Vekili : Av. ....

İsteğin Özeti : İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 13/03/2015 günlü, E:2014/1213, K:2015/531 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ............

Düşüncesi : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:

Dava; İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakülte Sekreteri olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Akciğer Hastalıkları ve Tüberkülöz Enstitüsü Yüksekokul Sekreteri kadrosuna naklen atanmasına ilişkin 30/05/2014 günlü işlem ile davacının yerine ..... isimli kişinin atanmasına ilişkin 05/06/2014 işlemin iptali ve işlem nedeniyle eksik ödenen özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 13/03/2015 günlü E:2014/1213, K:2015/531 sayılı kararıyla idarelerin memurları atama konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, ancak bu yetki kullanılırken memurun kazanılmış hak aylık derecesinin korunması gerektiği, olayda ise; davacının İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakülte Sekreteri olarak 1. Derecenin 4. Kademesinde 1500 gösterge ve 3000 ek gösterge ile görev yapmakta iken, Akciğer Hastalıkları ve Tüberkülöz Enstitüsü Yüksekokul Sekreteri olarak 1 inci derecenin 4. Kademesinde 1500 gösterge ve 2200 ek gösterge ile kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir göreve atandığı anlaşıldığından, dava konusu atama işlemlerinde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

Davalı idarece; dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiş, 68. maddesinin B bendinin son fıkrasında, bu bent hükümlerine göre atananların atandıkları kadronun aylık (ek gösterge dahil) ve diğer haklarında yararlanacakları; bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her "3" yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde göz önüne alınacağı; ancak atadıkları kadro aylıklarının, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, anılan Kanun'un 43. üncü maddesinin (B) bendinde, "Ek Gösterge: Bu kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir."

Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemeleri esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4'üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerde düşük olamaz." hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyanın incelenmesinden, "1983 yılından itibaren davalı idare Su Ürünleri Fakültesi Fakülte Sekreterliği görevini yürüten davacının, dava konusu işlemle kadro derecesi 1 inci derecenin 4 üncü kademesinde olan Akciğer Hastalıkları ve Tüberkülöz Enstitüsü Yüksekokul Sekreterliği görevine atanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda belirtilen hükümlerinde, 657 sayılı Kanuna tabi görevlerde iken bulundukları kadrolardan diğer kadrolara naklen atananların kazanılmış hak derecelerinin korunması gerektiği belirtilmiş olmakla birlikte, anılan kamu görevlerinin eski görevlerinin ek göstergesine sahip bir göreve zorunluluğuna ilişkin bir hükme yer verilmediği açıktır.

Bu durumda, davacının yürüttüğü Fakülte Sekreterliği görevine ait (3000) ek gösterge adı geçen bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağından 2200 ek göstergeli bir görev olan Enstitü Sekreterliğine atanmasına ilişkin işlemin ek gösterge yönünde hukuka aykırı bulunarak iptali yolunda verilen idare mahkemesinde karara hukuki isabet görülmemiştir.

Hal böyle olunca, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekeceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 13/03/2015 günlü E:2014/1213, K:2015/531 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan haliyle 49. Maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. Fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek işin esasına girilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde Danıştay'a kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar